Canım Annemle – 2

Evin kapısını açarken ayaklarım titriyor ne yapacağımı bilemiyordum. Anahtarımı deliğe sokup kapıyı açtım ve içeri girdim. Ben geldimmmmmm diye seslendim, her vakit böyle yaparım, annem mutfaktan hoş geldin diye cevapladı. Merak içindeydim, hele sesi mutfaktan gelince temelli şaşırdım, mutfağa gittim, içeri girince daha da şaşırdım, nefis bir kahvaltı masası hazırlıyordu. Misafir mi geliyor diye sordum. Hayır sana hazırlıyorum dedi.

Bu hiç beklemediğim bir cevaptı, alık alık bakınmada git bir duş al, sabaha kadar yük taşımışsın gibi bir halin var belki biraz kendine gelirsin dedi. Banyoya gidip soyundum ve sıcak suyla uzun uzun yıkandım, kurulanıp giyindim ve sofraya oturdum. Bu arada annemde gidip giyinmiş, bayram değil seyran değil bu güzel sofrayı neye borçluyuz, bak birde giyinmişsin dedim. Hadi kahvaltını et konuşuruz dedi. Bir şeyler atıştırmaya başladım ama meraktan ölecek gibiydim, akşam yaptıklarımdan utanıyor ve sabah onu ağlar, başına gelenleri anlatır bulacağımı bekliyordum, aksine o şen havalarda uçuyordu. Karnımı doyurunca birer keyif çayı koydu ve karşıma oturdu. Çayından bir iki yudum aldı ve gözlerimin içine bakarak bu kadar mı kadınsız kaldın, deyince elimdeki çayı üstüme döktüm. Kalkıp üstümü sildi, ben gidip pantolon değiştirdim ve art geldim.

Ben 50 yıllık oğlumu karanlık bile olsa, kokusundan, nefesinden çamaşırlarından tanımaz mıyım sanıyorsun dedi. Temelli sesim soluğum kesildi. Tamam kendini harap etme, akşam dur gitme dememe kalmadan çıkıp evden gittin. Evet yaptığın hoş ve doğru bir şey değildi ama madem bu kadar azdın, beni istek ettin ve işi bu hale döktün ne yapalım beraber konuşarak bir çözüm bulmalıyız dedi. Başımı önüme eğdim hiç sesimi çıkartmadan oturdum, yerinden kalkıp yanıma geldi ve kucağıma oturdu, aman da annesini arzularmış, aman da ondan çekindiğinden senaryolar yazar tecavüz olayları düzenlermiş benim karabiberim deyip dudaklarıma bir öpücük kondurdu. Bende kollarımla benine dolanıp göğüslerine yaslandım ve öylece durdum. Sıcaklığını hissettim, yürek atışlarını dinledim başımı yukarı doğru kaldırıp dudaklarına uzandım ve ilk kere birer sevgili gibi öpüşmeye başladık. Bir yandan dudaklarını emerken ellerimle memişlerini okşamaya onları avucumun içinde yoğurmaya başladım.

Seyretmeye başladım…Kucağımdan kalktı yüzü bana dönük yine bacaklarıma oturdu ve dudaklarıma yumuldu. Aman tanrım onunda bu kadar aç, sevgiye, sikişe özlem olabileceği aklımın köşesinden bile geçmezdi. Bluzunun düğmelerini açıp memelerini seyretmeye başladım. Uçları demir leblebi gibi etrafı kahverengi halkalarla nefis orta boy göğüsleri sarkmanın sınırında avucumun içinde titriyorlardı. Bluzunu tamamen çıkarttım, sutyenini omuzlarından sıyırıp aldım. Göğüslerinin uçlarını sırayla emmeğe başladım. Kucağımdan kaldırıp masanın üzerine oturttum, eteğinin altına eğilip külotunun üzerinden amcığı koklamaya başladım, o kadar ıslaktı ki sıksam şırıl şırıl akacaktı külottan.

Paçasının kenarından parmağımı takıp aşağıya doğru çekmeye başladım, kalçalarını masadan kaldırıp bana muavin oldu. Dizlerine kadar indirince ayaklarını sallayıp fırlattı. Bende uzanıp amcığa dudaklarımı dayadımmmmmmmmm. Sularını içmeye, içini yalamaya dilimle içinde gezinmeye başladım. Eteğin üzerinde saçlarımı avuçlayıp başımı daha fazla bastırdı. Neredeyse soluk alamayacaktım. Dudaklarımı amcıktan çekip ayağa kalktım ve annemi masanın üzerine sırt üstü yatırdım, çaylar, reçeller, peynirler, tereyağı, yumurta artıkları hepsi masanın üzerine dağıldı, vücuduna bulaşmaya başladı. Vişne reçelinin kasesini alıp göğüslerinin üstüne dökmeye vücuduna bulaştırmaya yaymaya başladım. Sonrada döktüğüm vişneleri yalayıp dilimi vücudunda gezdirmeye başladım.

Vücudunun her yerini aralıksız reçele bulayıp yaladım. Sonra yarağımı kasesi daldırıp reçel damlayan ucunu dudaklarına doğru uzattım şaşırdı, gözlerini iri iri açarak bana baktı, anladım ki bu güne kadar hiç ağzına almamış, eski baş sadece sırt üstü yatıp sikişmeyi bilirler. Aç dudaklarını dedim ve yarağın kafasını ağzının içine soktum, reçeli yala, em bitir beni dedim. İlk kere elma şekeri bulan bir çocuk gibi yarağı avucunun içine alıp yalamaya, başını ağzına sokup sokup emmeğe başladı. Neredeyse gelmek üzereydim, bu kadarına katlanamazdı, onunda zamanı istikbal diye düşünüp yarağı ağzından çıkarttım ve bacaklarının arasına diz çöküp amcığın dudaklarını aralayıp yarağın kafasını yerleştirdim ve annemin amına köküne kadar soktum. Hızla gidip gelmeye başladım ve amcığın derinliklerine doğru patladım…Gönderen: Acemi50