Umadığım kızla hayalim gerçek oldu

Selam ulus uzun zamandır beraber olmak istediğim şahıs ile bir gün buluşup ve hayalerimi gerçekleştirdim size yazmaya karar verdim.Sabah uyandığım vakit saat altı gibiydi, karım halen yatıyordu. Banyoya geçip duşu açtım ve sıcak suyun altına girdim. Banyodan sonra traş oldum, çıktığım vakit henüz kimse uyanmamıştı. İçimdeki şeytana uyup kızların odasına doğru yürüdüm. Kapı geçen geceki gibi hafifçe aralıktı. İçeriye bakınca kızların ikisinin de mışıl mışıl uyuduğunu gördüm. Odaya art döndüğüm vakit karım uyanmış, giyiniyordu. Tekrar paçalı külotu vardı üzerinde. Onun üstüne basma eteğini giyip, çiçekli bir gömlek giydi. Başını arkadan bağladı ve “Ben kahvaltıyı hazırlayayım.” diyerek mutfağa geçti. Karım aslında biraz bakımla güzelliği ortaya çıkacak bir kadındı. Ona elbiseler, iç çamaşırları alma fikri o an geldi aklıma.
Kahvaltı yaptıktan sonra kızlarla arabaya atladık. Esra’yı okula bıraktıktan sonra Özge ile işe gittim. Diğerleri henüz gelmemişlerdi. Aklımda jülide düşünceler vardı. O anda Özge’ye baktım. Hafif bir makyaj yapmıştı. Boyu 1.65 kadar vardı, ama şimdi ayağındaki topuklularla beraber neredeyse 1.75 olmuştu. Aynı zamanda dolgun hatlı bir kızdı, 70 kilo vardı belki. Uzun ve bol mavi eteğinin üstüne, ak bir gömlek giymişti, gömleğin içinde ip askılı ak bir bluzu vardı, sutyenin askıları da belli oluyordu. Başına da eteği ile aynı renk bir türban takmıştı. Ona, “Niye böyle süslendin?” diye azarlarcasına sorunca ürktü, “Şey, ee…” falan deyince daha da kızdım. “Burada sadece erkekler çalışıyor. Giyimine kuşamına dikkat et. Birdaha makyaj falan yok!” dedim. Bana bakarak ağlamaklı bir sesle, “Ben senin için yaptım. Diğerleri beni ilgilendirmiyor. Yoksa beğenmedin mi?” dedi. Gözlerinden yaşların süzüldüğünü gördüm. Gözüne sürdüğü iki parça boya şimdi yanaklarından akıyordu. Bu sefer kendime kızdım. Ama cesaretine de şaşırmıştım. Bana aleni aleni ilanı aşk ediyordu.“Ben senin annenle evliyim. Geçen gece olanlar bir hataydı!” diye kendisine yem atınca, “Hayır, böyle söyleme. Ben seni seviyorum. Annem fazla şanslı bir kadın. Onun yerinde olmak isterdim!” dedi. Annesiyle evli olmam onun için mühim değildi. Beni sevdiğini söylüyordu.Diğerleri her an gelebilirdi, o nedenle aksi bir şey yapmamalıydım. “Lavaboya geçip yüzünü temizle, istersen makyaj yap yeniden!” dedim. Gülerek içeri geçti. Biraz sonra da diğerleri geldiler. Aslında bu kadar kızmama gerek yoktu. öbür çalışanlar hem akrabaydı, hem de Özge’nin kim olduğunu iyi biliyorlardı. Kalkıp ona yan gözle bakmayacaklarını fazla iyi biliyordum, ama tekrar de onu kıskanmıştım.Akşam altı gibi paydos ediyorduk. Elemanlar tek tek çıktılar. Ben Özge ile kaldım. Onu sikmek için yanıp tutuşuyordum. İşyerinin kapısını içerden kilitledim. Özge ise masasında notlarına bakıyordu. Yazıhanem içerde kalıyordu. Onu elinden tutup kaldırdım. “Nereye? Çıkıyor muyuz?” diye sordu. Yanıt vermeden onu yazıhaneme soktum. Özge her şeyi anlamıştı. Onu kucakladığım gibi masamın üzerine oturttum. Ardından dudaklarına yapıştım. “Dudaklarını serbest bırak!” deyip, alttaki etli dudağını emmeye başladım. Dilimi ağzının içine soktum. Dudaklarını ufak ufak ısırıyordum. Dudaklarının üzerindeki, çenesindeki hafif tüyler dudaklarıma batıyordu.Ellerimi gömleğinin üzerinden memelerine attım. Onları sıkmaya, okşamaya başladım. Özge hafif hafif inlemeye başlamıştı. Gözleri devamlı kapalıydı. Bir elimi eteğinin içinden soktum ve kalçasını avuçladım. Hafif tüylü dolgun kalçasını okşadıkça yarağım da pantolonumu yırtacakmışçasına zorluyordu. Karşısında soyunup çırılçıplak kaldım. Özge havaya dikilmiş haşmetli yarağıma bakıyordu. Uzun ve kalın bir değnek gibiydi; ben bir şey demeden elini yarağıma attı ve okşamaya başladı. Ben ellerimi kalçalarıma atmış, Özge yarağımı okşuyor ve devamlı kıkır kıkır gülüyordu. İnce, narin parmakları yarağımın yanında küçücük kalıyordu. Çok aka beğeni alıyordum.Daha sonra masanın önündeki kanepeye oturdum. Yarağımı tuttum, bacaklarımı açtım ve Özge’ye eğilmesini söyledim. Özge masadan indi ve önümde eğildi ama bu şekilde dengede duramadığı için diz çöktü. Emirlere itaat eden bir köle gibiydi, ne desem yapıyordu. Başını tuttum ve “Yaklaş!” dedim. Özge kanepenin minderlerinden tutundu, bana doğru daha doğrusu yarağıma doğru eğildi. “Ağzını aç!” dedim fısıldar gibi. Bana bakınca başparmaklarımla yanaklarını okşadım ve “Hadi, aç ağzını!” dedim tekrar. Ağzını hafifçe aralayınca başından tutarak onu yarağımın kafasının önüne daha da yaklaştırdım ve “Yala!” dedim bu kez, “Dondurma yalar gibi yala!” dedim.Özge çekingen bir tavırla diliyle yarağımı yalamaya başladı. Yarağımın kafasına attığı dil darbeleri beni inanılmaz tahrik ediyor ve azdırıyordu. Bir süre sonra çekingenliği gitti ve bu kez dudaklarıyla emmeye başlamıştı. Bir taraftan yalıyor, bir taraftan emiyordu; gözlerimi kapatmıştım, ellerimle başını okşuyordum sürekli. Ellerini dizlerimin üzerine koydu ve bu şekilde yalamaya devam etti.Bu şekilde giderse kısa sürede ağzının içine patlayacaktım, ama bunu yapmaya hiç niyetim yoktu. Başını tuttum ve yavaşça geriye ittim. Özge yarağımı bırakmak istemiyor gibiydi. Bu hali hoşuma gitmişti. Dudaklarına sürdüğü ruj yarağımın kafasını boyamıştı. Onu kollarından tutup kalkmasını söyledim. Onu kaldırıp bu sefer kanepeye oturttum. Önünde diz çöktüm. Bacaklarını ayırdım ve uzun eteğini yukarı sıyırdım. Karşımda ak kalçaları, bacakları belirince yarağım iyice tavan yaptı. Bacaklarında alınmamış tüyler vardı.Kalçalarını emmeye ve yalamaya başladım. Tüyler hafif hafif dudaklarıma batıyordu. Özge derin derin inliyor, saçlarımı okşuyordu sürekli. Dilim yavaş yavaş kasıklarına yaklaştıkça inlemeleri çoğaldı. Minik, dantelli, ak bir külotu vardı. Amının kılları üzerinden belli oluyordu ve kasıklarında da kara kılları, tüyleri vardı. Özge güzel ve alımlı bir kızdı, ama pek bakımlı değildi. Külotunun üzerinden parmaklarımla amını yoklamaya başlayınca, “Imm, ıhh!” diyerek inledi ve inlemeleri devamlı hale geldi. Parmaklarım amının üzerinde, kasıklarında dolaştıkça saçlarımı çekiyordu.Yavaşça külotunu kenarlarından tutup sıyırdım ve bacaklarından çıkardım. Amı ıslanmıştı, am dudaklarına yumulup emmeye başladım. Neredeyse o pozisyonda boşalacaktım. Özge’nin inlemeleri vakit vakit çığlıklara dönüşüyordu. Amının üzerindeki kıllar ağzıma batıyordu. O nedenle daha fazla devam etmek istemedim. Bir dahaki sefere ona temizlenmesi gerektiğini söylemem gerekiyordu. Doğruldum ve yarağımı tutarak tekrar yalamasını istedim. Özge bu sefer iştahla yarağımı emiyor, yalıyordu. Sanki acelesi varmış gibiydi. Yarağıma iki eliyle sarılmış, başını ileri art devinim ettirerek emiyordu. Ona, “Tamam, bu kadarı yeterli!” diyerek kendimi art çektim. Ayağa kaldırdım ve masaya domalttım.Elleriyle masanın kenarından sıkıca tutunmuş, ara ara arkaya bakıyordu. Eteğini beline sıyırdım ve bacaklarını ayırmasını söyledim. Göt yanaklarını tutup yoğurmaya başladım. Özge, “Ahh, ımm, ığhh!” diye diye inledikçe götüne girmek için sabırsızlanıyordum. Göt yanaklarını ayırınca, kara bir çukura benzeyen kıllı göt deliği göründü. Götünün kenarlarına parmaklarımla dokunmaya başlayınca, “Uhh, ımm, ayy!” diyordu. Geçen gece olduğu gibi orta parmağımı yavaşça deliğine sokmaya başladım. İlk boğumuna kadar kolayca girmişti, bundan sonra yavaş yavaş sokmaya başladım. Özge çılgın gibi inliyor, başını sağa sola atıyordu. Parmağım deliğinin içine köküne kadar girince içinde gidip gelmeye ve çevirmeye başladım.Bu arada öbür elimle de amını ovalıyordum. Amı vıcık vıcık sulanmıştı, göt deliğinin ağzı da terden sırılsıklam olmuştu. Parmağım artık göt deliğinin içinde daha rahat devinim fiyat olmuştu ve hızlı hızlı sokup çıkardıkça Özge çılgın gibi inleyip, feryat atıyor ve nefesi kesilecekmiş gibi nefes alıp veriyordu. Götünün deliğinde birkaç dakika boyunca parmağımla genişletme çalışması netice vermişti. Şimdi işaret parmağımı da beraberinde soktum. Özge’nin göt deliği lastik gibiydi. Parmaklarım içine girdikçe delik açılıyor, çıkardığım vakit derhal kapanıyordu. Özge’nin inlemeleri içeriyi doldurmuştu.Parmaklarımı deliğinden çıkardım. Çırılçıplak halde lavaboya gidip ellerimi bol sabunla yıkadım. İçeriye elimde sıvı sabun şişesi ile dönünce Özge’yi ayakta üzerini toparlarken gördüm. “Ne yapıyorsun?” diye sorunca, “Bitmedi mi? Eve gitmiyor muyuz?” diye sordu. “Hayır, daha yeni başladık! Hadi eğil, hadi korkma, canını yakmam!” dedim. Elimdeki sıvı sabunu kastederek, “Ne yapacaksın onunla?” diye sordu. “Sen eğil, öğrenirsin şimdi!” dedim.Dediğim gibi tekrar masanın üzerine eğildi ve kenarlarından sıkıca tutundu. Devamlı banabakıyordu ve korktuğu anlaşılıyordu. “Ben bakireyim, lütfen yapma!” deyince, “Merak etme, tekrar bakire olarak kalacaksın!” dedim. Eteğini yukarı sıyırınca gördüğüm görünüm inişe geçmiş yarağımı tekrar kaldırmaya yetti. Elime bol miktarda sıvı savun döküp yarağımı sabunlamaya başladım. Ardından bir miktarda göt deliğinin ağzına döktüm ve parmağımla içine yedirmeye başladım. Yarağım ve göt deliği kaygan bir hal almıştı. Yarağımı yavaşça kafasından tutarak göt deliğine bastırmaya başladım.Özge devamlı başı arkada, “Ay, ah, yapma, fazla günah, ah, yapma!” diyordu. Ama onu bu akşam götünden sikmeden bırakmaya niyetim yoktu. “Korkma, canını yakmam!” diyerek onu sakinleştirmeye çalışıyordum. Ama o aynı şeyleri söylemeye devam ediyordu. Yarağımın kafası yavaş yavaş götünün içine girmeye başladıkça daha fazla bastırmaya başladım. Kıllı göt deliği vakum gibi yarağımı sıkıyordu ama gittikçe açılıyor, açıldıkça da içine daha fazla giriyordum.Bir süre sonra yarağım neredeyse yarısına kadar içine girmişti ki, Özge’den çılgın gibi sesler yükselmeye başlamıştı. Bana devamlı çıkarmam için yalvarıyordu. Ama ben kalçalarından tutarak zorlamaya ve içine girmeye çalışıyordum. Gittikçe hızlanmaya başladım. Özge yerinde kıpırdanıyor, götünü sağa sola çeviriyordu. Bu da götünde rahat gidip gelmeme mani oluyordu. Onu kalçalarından daha sıkıca tuttum ve daha fazla bastırmaya başladım. Masam sağlamdı ama yavaş yavaş sallanmaya başlamıştı. Özge sıkıca tutunmuş, masaya yapışmış gibiydi. İnanılmaz bir beğeni alıyordum. Daha evvel nakit karşılığı bir kadının götünü sikmiştim, ama göt deliği amı kadar genişlemişti ve içine girip çıkarken hiç zorlanmamıştım. Ama şimdi delik yarağımı sıktıkça aldığım zevkte bir o kadar artıyordu.Özge’nin inlemeleri ve çığlıkları yavaş yavaş azalmış, bununla beraber götüne daha basit ve zorlanmadan girer olmuştum. Deliğin yarağıma yaptığı baskı boşalmamı geciktirmişti. Boşalacağıma yakın yarağımı götünden çıkardım, o anda delikten ‘Zort!’ diye bir ses geldi. Yarağımla beraber içine giren hava böylece deliğinden çıkıyordu. Deliğin ağzı az önceki gibi kolayca kapanmamış, biraz aleni kalmıştı. Yeniden içine girdim ve gidip gelmeye başladım.Bu şekilde birkaç dakika Özge’yi götünden siktim ve nihayetinde inanılmaz bir zevkle boşaldım. Yarağım halen götünün içindeydi, bir süre daha içinde kaldım. Yarağımı çıkardığım vakit döllerim deliğin ağzından akmaya başlamıştı ve deliğin içine giren hava, döllerimin üzerinde ufak hava kabarcıkları oluşturuyordu. Masanın üzerindeki kağıt mendilden bolca aldım ve akan dölleri, kalçalarını iyice sildim, temizledim. Aynı şekilde yarağımı da sildim.
Sonra beraber giyindik ve toparlandık. Özge’nin keder çektiği yüzünden belli oluyordu. Ona, “Bir vakit sonra geçer, korkma!” dedim. Bana yanıt vermedi. Beraber dükkândan çıkıp arabaya bindik. Özge koltuğa oturdu ama, “Ay, ah!” diye diye söylenmeye başladı. Ben tekrar aynı şekilde kısa vakit sonra acılarının biteceğini ve bundan sonra keder çekmeyeceğini söyledim. Özge eve kadar kıvranıp durdu. Arabada ona, “Vücut temizliğini ihmal etmişsin!” dediğimde hafifçe kızardı, utanmıştı. Bana, “Ben kendim yapamıyorum, tüylerimi normalde annem alıyor. Ama o da son zamanlarda seninle evlenecek diye beni ihmal etti!” dedi. Sonra da, “Anneme söylüyorum ama şu aralar da aklı bir karış havada!” deyip güldü. Neden güldüğünü anlamıştım. Sonra bir ara, “Annemle de böyle yapıyor musun?” diye sordu. “Neyi yapıyor muyum?” dedim. “Şeyi işte, anlasana!” dedi. Ben yine, “Anlamadım?” diye cevapladım. Bunun üzerine oflayıp pufladı ve ağzındaki baklayı çıkardı, “Annemi de götünden sikiyor musun?” dedi. Ona baktım ve “Hayır!” dedim. Eve gidene kadar bir daha konuşmadık. Özge alınmış gibiydi, annesini götünden sikmediğime içerlemişti sanki.Eve geldiğimiz vakit karım, “Ay, nerede kaldınız? Merak ettim!” dedikten sonra, Özge’ye bakıp, “Neyin var kızım? Ne oldu?” diye sorunca, ben hemen, “Yok bir şeyi, öğlen yediği aş biraz midesini bozdu!” dedim. Özge birşey demeden odasına girdi. Biz akşam yemeğini yerken Özge bize katılmadı, o sırada banyoya girip duş aldı. Annesi, “Bu kızda bir şeyler var!” diyerek söyleniyordu. Yemekten sonra ben de duşa girdim. Çıktıktan sonra içerdekilere, “İyi geceler!” diyerek döşek odama çekildim.Yatağa girmiştim ki karım içeri girdi ve “Hayırdır, sen de mi rahatsızsın?” dedi. “Yok birşey, sen yatmıyor musun?” dedim. “Gelirim birazdan…” diyerek içeri geçti. O sırada ben uyumuşum. Gecenin bir vakti uyandığımda, karım yanımda, bana sarılmış halde uyuyordu.porno hikayeleri oku